1. YAZARLAR

  2. Tamer Korkmaz

  3. Demek ki neymiş?
Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yenişafak Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Demek ki neymiş?

A+A-

En iyi belge, itiraftır: PYD/PKK’nın paravan örgütü SDG’nin sözcüsü iken Türkiye’ye sığınan Talal Silo; ABD’nin DEAŞ’lı teröristleri sadece Rakka’dan değil, Münbiç ve Tabka’dan da tahliye ettiğini ifşa etti!

Birkaç yıldır Ankara’ya sürekli DEAŞ iftirası atanlar; bu çarpıcı itiraflar karşısında adeta dillerini yutmuş vaziyetteler!

Uğruna etki ajanlığı yaptıkları Amerika’nın, DEAŞ terör örgütünün de patronu olduğu gerçeği belgelendi, tescillendi; bu utanmaz iliştirilmiş/yerleştirilmiş takımının gıkı çıkmıyor.

Hatırlayınız: Ankara’yı “DEAŞ terör örgütüyle bağlantılı gösterebilmek” amacıyla; FETÖ’cü -CIA elemanı- kaçakların atmadığı iftira kalmamıştı…

Türkiye’yi DEAŞ ile “ilişkilendirmeye” yeltenen birçok haber yayınlayan dahası manşetler atan Amerikancı Hürriyet mi?

Talal Silo’nun “Rakka, üçüncü tiyatroydu” itirafına, dünkü ilk sayfasında gözlerini “fal taşı gibi” kapatmıştı!

ABD’nin foyası meydana çıktıkça, kirli ilişkileri birbiri ardına deşifre oldukça, Terörün Mühendisi bir devlet olduğu belgelendikçe; Sam Amca’sının Hürriyet’i fena morarıyor!

O Hürriyet’in,Trump’ın “DEAŞ’ı Obama kurdu. Hilekâr Hillaryde bu sürece yardımcı oldu”şeklindeki itirafını neden ısrarla yok saydığı şimdilerde çok daha iyi anlaşılıyor olmalı!

*

Buna mukabil; sizler bu sütunda en başından beri DEAŞ terör örgütünü inşa edenin ve örgütü yönetenin ABD olduğu gerçeğini okudunuz…

Haydut Devlet ABD’nin DEAŞ’ı bölgede “doldur boşalt” taktiği ile oynattığı; bu terör örgütünü manivela gibi kullanıp onun bir süre sonra boşalttığı bölgelere emrindeki bir başka terör örgütü YPG/PKK’nın yerleşmesini sağladığı da, yine bu sütunda ısrarla yazıldı…

Tüm bunlar, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde PKK devleti kurma planı çerçevesindeki fevkalade kirli ataklardı.

CIA’in içinde 250 DEAŞ’lı teröristin yer aldığı konvoyu Rakka’dan tahliye ettiğinin belgelenmesinden kısa bir süre sonrasında, Talal Silo da “Rakka, bir tiyatroydu” diye itiraf etti!

“Rakka için bir kurşun bile atılmadığını, DEAŞ’lıların gidecekleri yere ulaştıktan sonra da Rakka’nın alındığının açıklandığını” açıkladı!

Üstelik Rakka’da yaşananların bu Amerikan tiyatrosunun üçüncü perdesi olduğunu da söyledi!

“YPG/PKK/SDG olarak Akdeniz’e inmemizi, ABD istedi” itirafını da yine Talal Silo yaptı!

Demek ki, neymiş?

Şu DEAŞ terör örgütü, aslında ABD’nin nesi oluyormuş?

Yahut şöyle soralım:

Hani; bütün bunlar, “Komplo Teorisi” idi?

İçeride, işte bu gerçeği karartma/hasıraltı etme repliğini seslendiren ne kadar Amerikancı etki ajanı varsa, alayı “fena halde” yamuldular!

Daha birkaç ay önce “Oradaki İ harfini istediğiniz kadar saklamaya çalışın, bunun anlamı Irak Şam İslam Devleti’dir” diye yazan “Özel Harp Gazetecisi” Ertuğrul Özkök, mesela…

DEAŞ’ın; onun pek sevdiği Sam Amca’sının terör örgütü olarak bölgede sahne aldığı gerçeğinin tescillenmesi üzerine; bu iliştirilmiş şahsın, “özeleştiri” içeren en azından birkaç çift laf etmesi gerekir değil mi?

-Utanması arlanması varsa, tabii!

                                 *

“ABD’nin Rakka’dan tahliye ettiği DEAŞ’lı teröristler arasında yer alan bir keskin nişancının Ankara’da (Altındağ) yakalandığına” ilişkin haber de dünkü Yeni Şafak’ta yer aldı!

Hal böyleyken; bu vesileyle bir defa daha soralım:

2015’ten itibaren, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’de; DEAŞ mensubu teröristlerin eliyle (FETÖ’nün de desteğiyle) gerçekleştirilen ve çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybettiği bombalı saldırıların arka planında “hangi devlet” varmış?

El Cevap: Haydut Devlet ABD!

*

Bir de, ikiyüzlü Rusya meselesi var…

Terörün Mühendisi ABD’nin komutasındaki PKK terör örgütünün Suriye’deki kolu YPG’yi, Rusya da sahipleniyor…

Rus general Aleksey Kim, YPG’nin sözcüsü ile birlikte basın toplantısı yaptı: Rusya bayrağı ile YPG paçavrası yan yana asıldı!

“Deyrizor’un Fırat nehrinin doğusunda kalan kısmının DEAŞ’tan temizlendiğini!” birlikte açıkladılar!

Yani? DEAŞ tiyatrosunun, YPG-Rusya bölümüyle alakalı bir basın toplantısından bahsediyoruz!

Ezcümle…

Rusya’nın PYD/YPG/PKK terörü konusunda ikiyüzlü bir siyaset izlediği -bir defa daha- belgelenmiş oldu…

Türkiye; Rusya’nın terör örgütüne desteğine asla sessiz kalmamalıdır, kalamaz!

Gereken tavrı, muhakkak göstermelidir.

Son dönemde Rusya ile yakın ilişkiler kurduk, diye…

İşbu PKK terör örgütüne destek fotoğrafına gözlerimizi kapatamayız!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.