1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Karargahta dehşet gecesinde neler yaşandı?
Karargahta dehşet gecesinde neler yaşandı?

Karargahta dehşet gecesinde neler yaşandı?

15 Temmuz darbe girişimi kapsamında Genelkurmay karargâhında yaşananlara ilişkin hazırlanan iddianamede yer alan fotoğraflar o gece yaşanan dehşeti de gözler önüne serdi.

A+A-

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 38’i Yurtta Sulh Konseyi üyesi, 221 kişi hakkında hazırladığı 2 bin 581 sayfadan oluşan iddianamenin ayrıntıları ortaya çıkmaya devam ediyor. İddianamede darbecilerin 16 Temmuz günü sabah 05.24’te dahi faaliyetlerine devam ettikleri, Genelkurmay karargâhına mühimmat yığınağı yaptıkları belirtildi. Şüpheli darbecilerin Genelkurmay Başkanlığı çevresinde sivil kıyafetli bir şahsı kol ve bacaklarından tutarak taşıdıkları, bu sırada tankların da Genelkurmay güney nizamiyesinden giriş yaptıkları belirlendi. 15 Temmuz saat 22.44’te Genelkurmay Başkanlığı OBİ subayı Yüzbaşı Ali Çakır, Genelkurmay karargâhı nizamiye kısmında elindeki uzun namlulu silahı karargaha yaklaşmak isteyenlere doğrulttu. İddianamede yer alan fotoğraflarda darbecilerin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ı da yere yatırarak ellerini bağladıkları görüldü.

Atama listesini hazırladı

İddianamede, Yurtta Sulh Konseyi üyesi, eski Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu’nun, darbe girişiminin 15 Temmuz saat 03.00’dan 20.30 sıralarına çekilmesinde önemli rolü olduğu, saat 21.23’de karargâhı ele geçirmek için içeri giren darbeci Özel Kuvvetler görevlilerinden bir gruba bina içinde yol gösterdiği öne sürüldü. İddianamede Talu’nun, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in derdest edilmesine nezaret ettiği, emre alınacak personel yönünden yapılacak adli işlemlerle ilgili toplantılar yaptığı iddia edildi. İddianamede, Talu’nun, darbenin başarılı olması halinde TSK komuta kademesi ile rütbeli personelin durumunu belirleyecek atama listesini hazırlayan ekibin başında bulunduğu öne sürüldü.

İhraç edilen isim listede

İddianamede, “FETÖ bağlantısı nedeniyle TSK’dan ihraç edilen Korgeneral İbrahim Yılmaz’ın 2. Ordu Komutanlığı’na atanmasına ilişkin, gözaltına alınmadan yaklaşık bir saat önce, 16 Temmuz 2016 günü saat 18.30’da MEDAS sistemiyle gönderilen ve kendi imzasıyla hazırladığı hukuka aykırı mesajla da sabit olduğu, ayrıca örgütün atama listesinde görevine devam edecek personel arasında gösterildiği” ifadelerine yer verildi.

İddianamede Yurtta Sulh Konseyi üyelerinden Tümgeneral Baki Kavun’un, 15 Temmuz’da Genelkurmay Harekat Plan Daire Başkanı olduğu, saat 21.22’de özel kuvvet personelinin giriş yapıp karargahı ele geçirdiği belirtildi. Bu saatten itibaren de darbecilerin Kavun’a yönelik herhangi bir eylemde bulunmadıkları kaydedi

Telefonunu kullandı

İddianamede Kavun’un darbe girişiminin başarısız olduğunu anlaşılmaya başladığı 03.55 sıralarında derdest edildiğini, telefonunun alınıp ellerinin ve gözlerinin bağlandığını söylemesi de inandırıcı bulunmadı. İddianamede Kavun’un derdestek edildkten sonra da telefonunu kullandığı belirtildi.

2003’ten sonra ihraç yok

İddianamede, 1985 yılından darbenin olduğu 2016 yılına kadar, otuz yıllık sürede toplam FETÖ’ye mensup oldukları iddiasıyla 400 personelin TSK ile ilişiği kesildiği belirtildi. İddianamede, bunların yıllara göre dağılımı şöyle belirtildi:

“1987 yılında 7 subay 17 astsubay, 1988’de 7 astsubay, 1989’da 40 astsubay, 1990’da 2 subay, 43 astsubay, 1991’de 1 subay, 21 astsubay, 1992’de 2 astsubay, 1994’de 2 subay, 1995’de 2 subay, 1 astsubay, 1996’da 11 subay 10 astsubay, 1997’de 59 subay, 73 astsubay, 1998’de 42 subay, 31 astsubay, 1999’da 7 subay, 8 astsubay, 2000’de 5 subay, 6 astsubay, 2001’de 1 subay, 2003’te 2 astsubay.”

“TSK, 2003 yılından sonra FETÖ olduğunu bildiği hiç kimsenin ilişiğini kesmemiştir. Oysa bu süreçte dini inançlarından ötürü atılanların sayısı birkaç bin rakamına ulaşmıştır” denilen iddianamede, son on yılda kritik komutanlık emir subaylarının, özel kalem müdürlerinin ve icra subaylarının tamamına yakınının FETÖ tarafından özel olarak seçilmiş kişilerden oluşacak şekilde tayin edildiği kaydedildi.

Dişli’nin emrindeki 20 kurmay subay

İddianamede, Yurtta Sulh Konseyi üyesi Tümgeneral Mehmet Dişli hakkında hazırlanan idari tahkikat raporu yer aldı. Raporda, Dişli’nin, kuruluş amacı komuta katı ve Genelkurmay Başkanlığı bağlılarına bilimsel karar destek vermek olan BİLKARDEM’e (Bilimsel Karar Destek Merkezi) 16 Ağustos 2012’de katıldığı ve yaklaşık 4 yıl görev yaptığı belirtildi. Raporda Dişli’nin görev süresi boyunca 20 kurmay subay ile çalıştığı, bunlardan 18’nin 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında TSK’dan ihraç edildiği, tutuklandığı veya öldüğü belirtildi. Raporda bu isimlerin, Muzaffer Düzenli, TBMM’yi bombalayan Mustafa Azimetli ve emri verdiği değerlendirilen Ahmet Özçetin, TRT’ye giden ekibin başında yer alan Ümit Gençer, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına   giden ekibin başında yer alan Zeki Demir, Ankara/Beştepe’deki çatışmada öldürülen Zekeriya Açıkgöz, yaralı olarak firar eden ve sonrasında yakalanan Yusuf Yedidağ ve diğer emrinde çalışan kurmay subaylar Ceyhun Dabağer, Hüseyin Yılmaz, Hasan Süzen, Sezgin Sezerer, M. Hakan Yıldırım, Murat Doğan, Nuri Büyükyazıcı, Doğan Öztürk, Bülent Kaya, Zeki Demir ve Ahmet Durmaz, subaylar Lütfullah Taşyumruk, Ali Erdem ve Suat Sağlam (Dişli’nin emir astsubayı) olduğu belirtildi.

Milliyet

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.