1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Nihat Doğan ve ekibine hapis şoku!
Nihat Doğan ve ekibine hapis şoku!

Nihat Doğan ve ekibine hapis şoku!

Nihat Doğan ve Ömür Varol dahil 5 kişi hakkında, 'Kurtlar Vadisi Darbe' yorumlarından dolayı hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

A+A-

Beyaz TV ekranlarında yayınlanan 'Söylemezsem Olmaz' adlı programda 'Kurtlar Vadisi Darbe' ile ilgili yapılan yorumlarda iftira ve hakaret suçu işledikleri gerekçesiyle programın sunucuları Nihat Doğan ve Ömür Varol dahil 5 kişi hakkında 8 yıl 4'er aya kadar hapis cezası istendi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca düzenlenen iddianamede, müştekiler Necati Şaşmaz ve Mehmet Canpolat'ın uzun yıllar boyunca televizyonda yayınlanan Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizinin yapımcısı olan Pana Film ünvanlı şirketin ortağı oldukları belirtildi.

"ÖNCEDEN HABERDAR OLDUKLARI" YORUMLARI

Müştekilerin, 'Söylemezsem Olmaz' adlı programda yapımcılığını üstlendikleri dizinin 4 yıl önce çekilip yayınlanan 159. bölümündeki bazı sahnelerin uydurma görüntüler ile bağdaştırılıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı suç teşkil eden eylemler yapılacağına dair tehdit olarak yorumlandığı, yine ileride kullanmak üzere 2016 yılı Mayıs ayında patent başvurusunu yaptıkları 'Kurtlar Vadisi Darbe' isminden, FETÖ adlı terör örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişiminden önceden haberdar oldukları sonucunu çıkaran yorumlar yaparak kendilerine hakaret edildiğini ve iftira atıldığını belirttikleri aktarıldı.

"FETÖ'NÜN EYLEMLERİNİ HALKA ANLATTIK"

İddianamede, Şaşmaz ve Canpolat'ın şikayetinde söz konusu programda konuşan kişilerin isimlerini kullanarak kişilik haklarına saldırdıklarını, kendilerinin dizinin pek çok bölümünde FETÖ adlı örgütün eylemlerini halka anlattıklarını, iddiaların asılsız olduğunu, sorumlu tüm kişilerden şikayetçi olduklarını dile getirmeleri üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Kanal yönetimiyle yapılan yazılı görüşmede, eylem tarihinde programın şüpheliler Nihat Doğan, Ömür Varol, Bircan İpek ve Gülşah Saraçoğlu tarafından sunulduğu, Cihad Zembat'ın da yayının sorumlusu olduğunun belirtildiği iddianamede, şüphelilerin alınan savunmalarında şikayete konu olayları programlarında gündeme aldıklarını, bu konuların kendilerinden önce muhtelif basın organlarında da gündeme geldiğini suçlamayı kabul etmediklerini söyledikleri ifade edildi.

ERDOĞAN YAZILI MEZAR HAKKINDA...

İddianamede, soruşturmaya konu 'darbe' içerikli marka başvurusunun onlarca farklı isimle beraber yapıldığı aktararak, ilgili dizinin 159. bölümündeki 'Erdoğan' yazılı mezar taşları içeren görüntülerin bilirkişi marifeti ile saptandığı, bu veri üzerinden kolluk marifeti ile çekimin yapıldığı mezarlıkta yapılan araştırmalar sonucunda bu alanın Erdoğan soyadlı bir aileye ait olup, legal yollarla temin edildiğinin ve orijinal görüntüsünün de dizide yayınlandığı gibi olduğunun belirlendiği açıklandı.

Şüphelilerin adı geçen programda dile getirdikleri iddialarla ilgili olarak müştekiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü kaydedilen iddianamede, müştekilerin yayınladıkları dizinin senaryosunda anlatılan olayların 15 Temmuz darbe girişimi ile paralellik arz etmediği gibi içerikte FETÖ/PDY adlı terör örgütüyle mücadele içinde olan kişi ve olayların konu edildiği, aynı zamanda müştekilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduklarına dair tespit yapılamadığı sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirtildi.

İddianamede yapımda yaşanmış olaylara yer verilebileceği gibi ileride yaşanması öngörülen olayların da vurgulanabileceği kaydedildi ve şu ifadeler kullanıldı:

"Ülkemizde ve dünyada bu tür içeriğe sahip olan yazılı ve görsel eser bulunduğu, bu kapsamda Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide de gerçek hayattaki siyasi kişiliklere karşı işlenen veya işlenme ihtimali olan suçların sahnelenmesinin ve bu sahnelerde gerçek hayata gönderme yapan veriler kullanılmasının olağan olduğu, sadece bu türden sahnelere yer verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemden yapımcı, senarist veya oyuncu grubunun FETÖ/PDY yahut başka bir örgütün talimatı doğrultusunda hareket ederek suç işlediği sonucunun çıkarılamayacağı anlaşılmıştır."

İddianamede, müştekilerin sahip olduğu yapım şirketinin içeriğinde 'darbe' kelimesi yer alan bir isim için marka başvurusu yapmasının da olağan olduğu belirtilerek, şüphelilerce iddia edildiğinin aksine 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olması halinde 'Kurtlar Vadisi Darbe' adlı bir dizinin yayınlanabilmesinin hayatın akışına aykırı olacağı vurgulandı.

"BU TÜR ÇIKARIMLAR YAPILAMAZ"

Müştekilerin 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce yayınladıkları dizinin genel konusuna uygun olan "darbe" kelimesi içerikli bir marka başvurusunda bulunmalarından şüphelilerce söylenen sonucun çıkarılmasının da mümkün olmadığı dile getirilen iddianamede, "Basın yayın yoluyla dile getirilip kişileri darbeci, terör örgütü mensubu ve benzeri ağır suçlamalara maruz bırakan iddiaların sağlam verilere dayanması gerektiği, salt yayınlanan dizinin bir sahnesi ya da sahip olunan isim hakkı üzerinden bu tür çıkarımlar yapılamayacağı anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

İddianamede, şüphelilerce ilgili programının farklı tarihlerinde yinelenerek sarf edilen ve her biri tüm şüphelilerce desteklenen "Müştekilerin yapımcısı oldukları dizinin senaryosunda FETÖ terör örgütüne mensup istihbaratçılar tarafından müdahale edildiği, FETÖ'den talimat alındığı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının ölümle tehdit edildiği, yapımcı ekibin FETÖ terör örgütünce yapılan 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildiği" şeklindeki iddiaların tahkir ve iftira kastı taşıdığı belirtildi.

8 YIL 4'ER AY HAPİS CEZASI

Bu kapsamda şüpheliler Nihat Doğan ve Ömür Varol, Bircan İpek, Cihad Zembat ve Gülşah Saraçoğlu'nun üzerilerine atılı hakaret ve iftira suçlarını işledikleri savunulan iddianamede, 1 yıl 9 ay 15'er günden 8 yıl 4'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamenin mahkemece kabul edilmesi durumunda şüphelilerin yargılanmalarına başlanacak.

Ayrıca, programda sarf edilen sözler ile alakalı şüpheliler hakkında başlatılan soruşturmada 'tehdit' suçunun unsurlarını oluşturan ifadeler yer almadığı, başka bir sözlü veya fiili eylemle desteklendiğine dair delil bulunmayan bu ifadelerin "çalışma hürriyetini ihlal" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarını da oluşturmayacağı sebebiyle, bu suçlardan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.