1. YAZARLAR

  2. Serkan Yorgancılar

  3. Tarih, toplum ve insan
Serkan Yorgancılar

Serkan Yorgancılar

internetmedya.com
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih, toplum ve insan

A+A-

İnsanların ve toplumların birbirinden çok uzak olmayan bir tarihleri vardır. Aslında yaşadığımız zaman dilimi içerisinde tercihlerimiz şekillenmektedir. Tercihler, seçimlerdir kişinin sahip olduğu benliği yukarlara taşıyan. 

Toplum ve insan, hem tarih tarafından değiştirilip dönüştürülür hem de tarihi birlikte dönüştürürler. Çift yönlü bir etkileşim yani.

Kimi zaman insanın kimi zaman toplumun ama çoğu zaman her ikisinin de dışında gelişen tarihin yasaları vardır. Tarihih yasaları mutlak değildir ama. Tarihin yasaları da dönüşebillir. Kendi içerisinde tanımsız bir devinimdir belki de bu. 

İnsan kendi içerisinde bir çok katmandan oluşur. Duygu, sezgi, akıl, aşk ve ahlak bu katmanlar içerisinde belirleyici olanlardır.

Akılsız bir aşk olamaz, duygusuz bir ahlak ise son derece tehlikelidir. Duygunun akla, aşkın da ahlaka olan yakınlığı insanı sonsuz huzura doğru yöneltir. peki ama bunca akıl arasında hangi akıl, bunca duygu arasında hangi duygu, bunda sezgi arasında hangi sezgi insanı bir yerlerden alıp başka yerlere götürecektir. 

Çoğuna göre bu sorunun cevabı o kadar basittir ki, düşünmeye bile değmez. İnsanlık tarihi boyunca filozoflar, alimler, arifler, entelektüeller zaten bu sorulara için binlerce çeşit cevaplar üretmiştir. Bize kalan sanki bu hazır reçetelerden birisini alıp basitçe kendimize uyarlamaktır. 

Elbette insanların çok büyük bir kısmı için bu cevap yeterlidir, bununla yaşamlarını sürdürebilirler, son derece de tutkulu ve mutlu da olabilirler. 

Ya bu cevapların yetmediği, yetemediği insanlar ne yapacaklar. Topluma tutunmanın tarihe tutunmak olduğu, tarihin bir parçası olabilmek için toplumun bir parçasının olmak zorunluluğunda olduğu düşünülürse durum nasıl bir hal alır. 

İnsandan tarihe, tarihten de topluma bir yol vardır. Bu yolu yürüme niyetinde bulunan insanların diğer insanlarda farkı vadır.  Ve bu farkın adı sorumluluk bilincidir. Sorumluluk sahibi bireyler tarihi, tarihte toplumu inşa eder. Toplum, yönsüz, ruhsuz, duygusuz bir insanlar yığını değildir.

Toplumun bir ruhu vardır. Toplum duyguların, amaçların, hedeflerin toplamından oluşur. Toplum olmak için toplu olmak zorunda değiliz. 

İnsan tarihin bir nesenesi değil öznesidir. Hem de her insan öznedir tarihin içerisinde. Kimisi bu özneliğinin farkındadaır kimisi değildir. Bütün mesele farkındalıkta yatmaktadır. Farkındalığı doğuran ise sorumluluktur. 

Öyleyse sorumluluk nedir, neyin sorumluluğu, kimin sorumluluğu, sorumluluk nerede başlar nerede biter. 

Bu soruları sormuşsanız yaşamınızın bir aşamasında yoldasınız demektir. Ya sormadıysanız, yolunuz açık ola!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.