Sezgin Kaya

Sezgin Kaya

internetmedya.com
Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz

A+A-

Bugün bir yazar olarak değil, Milli benliği olan bir genç olarak yazıyorum. Yazmak artık zevk vermiyor, kanımı kaynatmıyor. Bir Ömer Halisdemir olmak istiyorum ülkeme kastedenlerin kabusu olmak istiyorum. İçim içime sığmıyor.

2. İstiklal Mücadelemizin üzerinden  tam 1 yıl geçti. Size bizzat şahit olduğum Marmaris’te olanları anlatayım.

Saat 22:00’den itibaren mesajlar yağmur gibi geliyordu.  Hepsinde tek soru “Ülkede neler oluyor?”. Duyanlar arıyordu. Hepsinin sesinde bir endişe vardı. Artık olmaz denilen oluyordu. Kimse ilk saatlerde ülkesine konduramasa da darbe(işgal) oluyordu.

15 Temmuz işgal girişiminin olduğu saatlerde Marmaris’te tatilde bulunan Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otelin etrafı gençlerle doluydu. O gençlerden birisi de bendim. O gece gençlerin gözünde inanmışlığı, vatan sevgisini ve devlete bağlılıklarını görmüştüm. Belki o gece orada ölecektik lakin Oğuz Beyimizi Cumhurbaşkanımızı hainlerin eline düşürmeyecektik. Cumhurbaşkanımızın bir sözüyle, bir hareketiyle mermilerin önüne duvar olacak binlerce kişi vardı o gece yanımda.

Cumhurbaşkanımız otelin kapısının önüne çıkınca tek bir ağızdan “ALLAH-Ü EKBER” sesleri zaferin işaretçisiydi. Cumhurbaşkanımız birçok haber ajansının yerel temsilcilerine orada halkı sokağa davet eden bir konuşma yaptı lakin bu konuşma hiçbir yerde yayınlanmadı. Ne o an nede ondan sonra. Nedendir bilinmez(!)

Cumhurbaşkanımızı sağ salim yolcu etmiştik etmesine lakin aklımız denizin 5 metre üstünden giden helikopterin sağ salim havalimanına ulaşıp ulaşamayacağında kalmıştı. Cumhurbaşkanımızın gidişinin hemen 15 dakika sonrasında helikopterle otelin yakınına inen darbeci hainler iner inmez 2 polisimizi orada şehit etmişti.

Cumhurbaşkanlığı korumaları ile çatışan darbeci hainler bazı korumaları esir almış ve bayan korumalara dahi akla gelmeyecek işkenceler yapmışlardı.

Aklımı kurcalayan 2 soru oldu o gece ve sabahında.

Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamayı kim ya da kimler yayınlatmadı?

Darbeci hainlerin kaçacağı tek bir yol vardı ve ona polis neden önlem almadı?

DARBE(İŞGAL) ÖNCESİ

Hatırlar mısınız? Cumhurbaşkanımız Yavuz Sultan Selim’in sandukası üzerine kaftanını tekrar sermişti. İşte o kaftanı çalan FETÖ hainleri 15 Temmuz darbe girişiminde başarılı olsalardı o kaftanı Terörist başı Fethullah Gülen’e giydirip Türkiye’ye getireceklerdi. Bu kadar ince düşünmüştü Siyonist uşakları.

İncirlik Üssü o gece bütün NATO ülkelerinden temsilcilerin katılımı ile yapılan toplantı adeta işgal girişiminin merkez üssünün İncirlik olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Almanlar ve İngilizler 1 ay önceden üst düzey istihbaratçılarını Ülkemize göndererek işi sağlama alma çabasında olmuşlardır. İngilizler ayrıca Güney Kıbrıs’a 50.000 kişilik piyade ordusu göndererek Akdeniz’in işgalini amaçlamışlardır. Ayrıca 7.000 kişilik DAEŞ militanları ve 15.000 kişilik PYD unsurları da sınırımızda 15 Temmuz işgal planının başarılı olmasını olmasını beklemiştir.  Ayrıca O gece Yunan Genelkurmay başkanlığında Türkiye’ye savaş açma ve işgale katılma konusunun konuşulduğu da basına sızmıştır.

DARBE(İŞGAL) SONRASI

İmanın tankları durdurduğuna, kurşunların sessiz yığınların karşısında etkisiz kaldığına şahit olduk.  Bir milletin zaferinin ne denli büyük olduğuna tanıklık ettik. Bir zafer kazanılmıştı lakin asıl savaş bundan sonrasıydı.

İki seçeneğimiz vardı ya Darbeci FETÖ hainlerini ömür boyu hainlik ettikleri devletin imkanlarıyla cezaevlerinde beslemek ya da Askeri kanunlara göre yargılayarak kurşuna dizeceğiz. Bu kokuşmuş Anayasa ile kurşuna dizemeyeceğimize göre bir ömür boyu besleyeceğiz öyle mi? İşte Türk Milletinin kanına dokunan budur. Hainler için Yaşasın Cehennem…

Birçok FETÖ üyesi yakalansa da birçoğu da yurtdışına kaçtı ve orada hiçbir şey  olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar. Ülkemize oradan bile saldırıyorlar. Bu hep böyle mi olacak hainliğin cezası olmayacak mı?

Şimdi buradan soruyorum. MİT Dış Operasyonlar Dairesi ne iş yapar?

10 kişi ile ASALA yöneticilerini Avrupa’nın değişik şehirlerinde gerçekleştirdiği suikastlerle öldüren, ASALA’yı çökerten MİT şimdi neden hiçbir şey yapmıyor?

Yoksa 15 Temmuz’u bile Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a bildiremeyen MİT ‘in işlevselliğinde bir problem mi var?

15 Temmuz’da Destan yazan YÜCE TÜRK MİLLETİ 2. İstiklal Mücadelesinden de yüzünün akıyla çıkmıştır. Milyonlarca isimsiz kahraman vatan evladının hala nöbette olduğunu göstermiştir.

Şehit düşen vatan evlatlarını Minnetle ve Şükranla Anıyoruz. Ruhları Şad Olsun. Arkalarında Çocuklarına bir tek vatanlarını bırakıp gittiler.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.