İstanbul
DOLAR18.4545
EURO17.8093
ALTIN966.09
Barış ÇALIŞKAN

Barış ÇALIŞKAN

Mail: [email protected]

BEDEL

Son üç senenin 1.5 senesini Rusya, Moskova’da, 4 ayını ise Amerika Birleşik Devletleri, New York’ta geçirme fırsatı buldum. Son seyahatim olan New York ziyaretim nedeniyle yazılarıma bir süre ara vermek durumunda kalsam da bu ülkelerde yaptığım gözlemleri sizlere aktarmak isterim.

 

Her ülkenin önde gelen entelektüelleri, iş insanları ve politikacıları o ülkenin farklı alanlardaki politikalarının yönünü çizer. Bu yön farklı rejim tiplerinde, farlı şekilde tezahür eder. Örnek vermek gerekirse: Demokratik ülkelerde karar alma süreçleri bireylerin ve toplulukların katılımıyla gerçekleşirken, demokratik olmayan ülkelerde farklı akılların süzgecinden geçirilmeden alınan kararlar söz konusudur. Bu da kararların yenilikçiliğini ve verimliliğini azaltan en önemli etmenlerden biridir.

 

Rusya’nın insani gelişmişlik düzeyi birçok Avrupa ülkesinden yüksek olmasına rağmen karar alma süreçlerindeki tek tipçilik, gücün belli bir kesim etrafında toplanmasından dolayı toplum refahından çok belli çevrelerin çıkarlarının öncelenmesi söz konusudur. Bunun sonucunda bireyler potansiyellerini gerçekleştirememektedir ve bireyler özgürlük ortamı ve fırsat eşitliğine sahip olmamanın yanında ekonomi ve politika alanlarındaki kararlara etki edecek bir sisteme de sahip olamamaktadırlar. Rusya’da hakim olan, sosyal yaşamı yakından ilgilendiren, bu problemler kararlardaki verimliliği azaltmakla birlikte beyin göçünün de temel sebeplerinden biridir.

Moskova'da geçirdiğim süre boyunca neredeyse tanıştığım potansiyelli arkadaşlarımın çoğunun yurt dışında yaşama hayali kurduğunu gözlemledim. New York'ta ise tam tersi durum söz konusu: Sunulan özgürlük ortamı, geçmişinden ve kimliğinden ayrı olarak elde edilebilen fırsat eşitliği nedeniyle bireylerin Amerika'dan başka yere gitme gibi ne bir planları ne de bir hayalleri var. Üstelik New York'taki fırsat eşitliği ve özgürlük ortamı, dünyanın her yerinde olağan dışı başarılar elde etmiş insanlarında bu şehre gelmelerini sağlamakta ve başka ülkelerin hatırı sayılır miktarda kaynak ayırarak yetiştirdiği parlak beyinleri göç yoluyla kendisine çekmektedir. New York'ta hakim olan özgürlükçü sistem bireylerin politika yapıcı olarak karar alma süreçlerine katılımının da önün açarak, daha doğru politikaları daha düşük maliyetle, etkili biçimde gerçekleşmesinin yolunu açmakta. Alınan düşük maliyetli etkili kararlar ise refah devletini hedefe ulaşmasını kolaylaştırmaktadır.

Siyaseti, tarafların çıkarlarını koruma ve artırma sistemi olarak kurgulamak yerine toplumun ortak ihtiyaçları için en etkili çözümü bulma sistemi olarak kurgulayan Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin vatandaşları, politikacılarının, iş insanlarının ve entelektüellerinin aldığı doğru kararlar neticesinde refah içinde yaşarken Türkiye ve Rusya gibi ülkelerdeki bireyler, kendini bir çok konuda New York'taki bireylerden daha fazla geliştirmiş olsalar bile, vasat ve vasat altı bir hayata mecbur bırakılarak kendi ülkelerinin politika yapıcılarının hatalı kararlarının bedelini ödemektedirler. Türkiye, Rusya e ABD'deki iş hayatını her alanında bu durumu gözlemek mümkün. New York'ta en düşük nitelikli işi yapan birey bile Türkiye ve Rusya'da ki orta hatta orta üst seviye nitelikte iş yapandan daha rahat ve anlamlı bir yaşam sürmektedir. bu durumu değiştirmek yen site yine bireylerin farkındalığı ve doru siyasal sistemi ne kadar talep ettikleriyle birebir ilişkili şekilde ilerliyor ve ilerleyecektir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar