İstanbul
DOLAR18.6344
EURO19.6293
ALTIN1077.0
Barış ÇALIŞKAN

Barış ÇALIŞKAN

Mail: [email protected]

Türk Tipi Laiklik

Bireyler, teknolojik, yapısal ve kültürel değişimler nedeniyle ortak karar verici ihtiyacı duymuş ve devlet organizasyonunu kurgulamıştır. Devlet organizasyonu ticari, sosyal ve siyasi yapılar üzerinden birbiriyle etkileşim içinde olan bireyleri aynı kurallar bütünüyle hareket etmesini sağlayarak bu alanlardaki verimliliği ve ilerlemeyi artırır. Örneğin, interneti kullanabilmek için aynı yazılım dilini ve teknolojik altyapıyı kullanması gereken bireylere bu fırsatı sunan, ortak kural koyucu niteliğiyle devletlerdir. Günümüzde birçok gelişmeyle ilgili bu tür örnekler bulunabilir. Ancak ortak kural koyucu, itibar görebilmesi ve insan onuruna yakışır bir toplum düzenini kurgulayabilmesi için kendi etkisinde bulunan her bireye eşit mesafede olmalıdır. Bu temelde ortaya çıkan laiklik kavramı, ülkemizde bulunan muhafazakar ve seküler temelli iki ana kesim tarafından doğru yorumlanmamaktadır.

Ülkemizde, muhafazakar kesim laikliği “dinsizlik” olarak yorumlarken; seküler kesim, İslam’ın veya İslam’ı temsil eden herhangi bir figür ve/veya davranışın devlet organizasyonunda yer bulmaması gerekliliği üzerinden yorumlamaktadır. Ancak laiklik özü itibariyle karar vericinin fikirler ve inançlara aynı mesafede durarak, devlet organizasyonunun herhangi bir inanç ve/veya fikir özelinde, bireyler üstünde tahakküm kuramaması anlamına gelmektedir.

Ülkemizdeki muhafazakar kesimin “laiklik, dinsizliktir” anlayışı, İslam’ın Allah ve kul arasındaki iletişimi namaz ve dua yoluyla aracısız sağlamasıyla örtüşmemektedir. Laiklik anlayışının, İslam’ın temelinde olan bu özgürlük anlayışını sürdürücü etkisi vardır çünkü dini inanç etkisiyle idare edilen ülkeler, o ülkenin başındaki kişinin İslam’dan ne anladığıyla sınırlı kalarak dini inançlarını yaşamayabilmektedir.

Ülkemizdeki seküler kesimin, İslam’ın veya İslam’ı temsil eden figür ve/veya yaşam tarzının devlet organizasyonunda yer bulmaması gerekliliği üzerinden olan yorumlarının laikliğin ne olduğunu tam kavrayamamalarından kaynaklandığını düşünüyorum. Zira laiklik, devletin bireyleri, ne düşündüğüne, giydiğine bakmaksızın tarafsız bir şekilde tanınması anlamına gelir. Bir kişiye ne giyip giyemeyeceğinin baskı yoluyla dikta edilmesinin laiklikle ilgisi yoktur.

Örnek vermek gerekirse İslam devletleri kamu kurumlarında başörtüsü takılması hususunda zorunluluk getirirken, sekülerler takılmaması konusunda bir zorunluluğu savunmaktadır. Özünde iki düşünce de bir fikri, inancı veya yaşam tarzını karşısındaki bireye dayatmaktadır. Devlet vatandaşını ne giydiği, düşündüğü üzerinden zorlamaya tabi tutmadığı ölçüde laik olabilir. Laiklik, sekülerizm veya İslamcılık demek değildir. Laikliğe giden yol, devlet sistemini oluşturan kişilerin, bireylerin özgürlük alanına müdahil olmadan onları sadece insan olarak görmesinden geçer.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar